fbpx
Tiyatro ve Doğaçlamanın, Duygularını İfade Etmek ve İletişimi Düzeltmek Üzerine Etkisi

Tiyatro ve Doğaçlamanın, Duygularını İfade Etmek ve İletişimi Düzeltmek Üzerine Etkisi

Sözlü edebiyat ile birlikte ortaya çıkan tiyatro, en köklü sanatlardan biridir. İlk tiyatro oyunu M.Ö 6. yüzyılda sahnelendi ve geniş kitleler tarafından büyük beğeniyle kazandı. Günümüzde de en çok sevilen sanat dallarından biri olan tiyatro, Antik Yunan döneminde en parlak dönemini yaşamıştır.

 Doğaçlama Tiyatro Nedir?

Bir metne bağlı kalmadan sahnelenen oyunlara doğaçlama tiyatro denir. İlk kez İtalya’da ortaya çıkan bu tiyatro türü ”Commedia dell’Arte” ve ”Tuluat” isimleriyle biliniyor.

 Tiyatronun Duygularını İfade Etmek Üzerine Etkisi

doğaçlama

Bir tiyatro eseri kaleme almak ya da bir oyunda rol almak, doğrudan doğruya hitap ettiğin izleyici kitlesiyle aynı havayı solumak ve sanatını icra etmek anlamına geliyor. Bu sanat türünü, başta sinema olmak üzere diğer sanat dallarından ayıran başlıca özelliklerinden biri budur. Örneğin bir sinema filmi montaj aşamasından sonra izleyicilerle buluşur. İzleyiciler senaryoda anlatılanları ve oyuncuları bir perde ya da ekran üzerinden izler.

Tiyatroda ise hiçbir aracı yoktur. İzleyiciler ile oyuncular aynı havayı solur, aynı atmosferi paylaşır. Oyunun içinde karakterin hissettiği ve hissettirdiği tüm duygular üç boyutlu bir ortamda direkt seyirciye taşınır. Bu duyguların aktarımı açısından son derece önemli olup hem izleyici hem de tiyatrocular açısından büyük avantajdır. Oyuncular komik bir sahnede izleyicilerin kahkahasını duyma ayrıcalığına sahiptir.

Dolayısıyla tiyatro duyguların ifade edilmesi, aktarılması ve paylaşılması bakımından en verimli sanat dallarından biridir.

 

 Doğaçlamanın İletişimi Düzeltmek Üzerine Etkisi

umayblogyazısı

Günümüzün en çok sevilen ve ilgiyle izlenen tiyatro türlerinden biri olan tuluatın iletişim üzerindeki etkileri şu şekilde sıralanabilir:

 

 1- Hızlı düşünme ve cevap verme yeteneği kazandırır:

 

Diğer tiyatro türlerinde her oyuncu Text adı verilen metinlere sadık kalmak zorundadır. Yalnızca repliğini unuttuğu zamanlarda doğaçlama yapabilir. Tuluatta ise olay örgüsü serbest çağrışımla, yani hızlı düşünüp aynı hızla cevap veren oyuncuların pratik zekalarıyla kurulur. Doğaçlama metodu, hem hızlı düşünme ve cevap verme yeteneği kazandırır hem de serbest çağrışımlarla hayal gücünü zenginleştirir.

 

 2- Bir fikrin kolektif bir şekilde gelişmesini sağlar:

 

Doğaçlama sergilenen her tiyatro oyunu önceden tasarlanmamış bir replik ile başlar. Bu replik aynı zamanda oyunun ana fikrini oluşturur. Diyalogların anlamlı ve olay örgüsü ile uyumlu olması şarttır. Giriş bölümünden sonra olaylar gelişir ve bir sonuca bağlanır. Doğaçlama tiyatro izleyicilere iletişimde uyumlu olmanın önemini ve püf noktalarını gösterir.

 

 Tiyatro Sanatının İletişime ve Diğer Sanat Dallarına Katkıları

umaytiyatroblogyazısı

Tıpkı aşık geleneğinde olduğu gibi doğaçlama tiyatroda da hız, uyum ve ahenk son derece önemlidir. Sanat tarihimizde masallar ve aşık edebiyatı kadar tuluat da geniş bir yer tutar. Bununla birlikte her tiyatro oyunu aynı zamanda bir edebiyat eseridir. Bir romanda ya da hikayede yer alan tüm ana ögeler tiyatroda da bulunur. Bu temel ögelerin balında olay örgüsü gelir. Diğer temel unsurlar ise karakterler, zaman ve mekandır.

 Tiyatro İle Yeni İletişim ve İfade Biçimleri

Her sanat dalı gibi tiyatro da topluma yol gösterir ve ışık tutar. Replikler, diyaloglar ve doğaçlama bir şekilde sonuca bağlanan olay örgüsü ile izleyicilere farklı iletişim ve ifade biçimlerinin de olabileceğini gösterir.

Doğaçlamanın tüm bu etkilerinden bahsetmişken sizleri Onur Atilla ile Hobi & Tiyatro atölyesine bekleriz!

İlginizi çekebilir: https://umaylayasam.com/kitap-okumanin-ve-cozumlemenin-hayal-gucu-uzerine-etkisi/

Gilles Deleuze’ün Yüzyılı Seminerleri

Gilles Deleuze’ün Yüzyılı Seminerleri

Umay birbirinden kıymetli eğitmenlerle, ufkunuzu genişletecek, hayatınızda fark yaratacak atölye ve eğitimler hız kesmeden devam ediyor. Université de Paris Post-Doktora Araştırmacısı Dr. Can Batukan “Gilles Deleuze’ün Yüzyılı” seminerlerinde, 20. Yüzyılın en parlak filozoflarından biri olan Gilles Deleuze üzerine çalışacağız.

Deleuze, zaman problemi, mekansallık, oluş, hakikat, virtüellik, ruh ve beden, duygulanım gibi konulara değinirken, kendi penceresinden insanlığın ve gezegenin geleceği hakkında öngörüler ve kavramsallaştırmalar da üretti. Bizler Umay’ın salonlarında şu sorulara cevap arayacağız; bu üretimin izleri sanat ve edebiyat yapıtlarındaki imgelerin tekrarı içerisinde ortaya çıkmakta olan farkta mı? Yoksa bilimde ve felsefedeki atılım ya da ileriye fırlatma hareketine benzer bir kurguda mı? Seminerimiz bu sorular ışığında 21. Yüzyıla dair bir okuma denemesi olacak.

Önemli not: Öğrenciler ilk ve ikinci 4 derse ayrı birer paket halinde veya tek bir paket olarak 8 ders biçiminde kayıt olabilir.

Ders 1: Deleuze’e giriş: Hayatı ve Eserleri

Ders 2: Deleuze’ün eserlerinin felsefi yapısı

Ders 3: Deleuze ve virtüellik üzerine

Ders 4: Analog ve dijital meselesi

Ders 5: Gerçeklik, hakikat, simülasyon

Ders 6: Kozmoloji: Dış uzay meselesi

Ders 7: Ontoloji: Yaşam ve ruh üzerine

Ders 8: Robotlar ve yapay zekâ üzerine